<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mynet Sohbet Chat Odaları</title>
	<atom:link href="http://www.mynetsohbet.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mynetsohbet.org</link>
	<description>Mynet Sohbet</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Sep 2010 09:20:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Kanserde siyah pirinç mucizesi</title>
		<link>http://www.mynetsohbet.org/kanserde-siyah-pirinc-mucizesi/</link>
		<comments>http://www.mynetsohbet.org/kanserde-siyah-pirinc-mucizesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 09:20:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goback</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Anemi]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[Daily Mail]]></category>
		<category><![CDATA[DNA]]></category>
		<category><![CDATA[Hücre Yenileme]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Lif]]></category>
		<category><![CDATA[Lourisiana]]></category>
		<category><![CDATA[Mineral]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[Xu]]></category>
		<category><![CDATA[Zhimin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mynetsohbet.org/?p=432</guid>
		<description><![CDATA[Yüksek oranda lif ve mineral içeren ve şeker oranı düşük olan siyah pirincin kalp hastalıklarına ve kansere karşı etkili olabileceği bildirildi. İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, ABD’nin güneyinde yetiştirilen siyah pirinçten alınan lif örneklerini analiz eden bir grup bilim adamı, ürüne rengini veren ve hücre yenileme, yani antioksidan özelliği kazandıran antosiyaninler açısından çok zengin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek oranda lif ve mineral içeren ve şeker oranı düşük olan siyah pirincin kalp hastalıklarına ve kansere karşı etkili olabileceği bildirildi.</p>
<p>İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, ABD’nin güneyinde yetiştirilen siyah pirinçten alınan lif örneklerini analiz eden bir grup bilim adamı, ürüne rengini veren ve hücre yenileme, yani antioksidan özelliği kazandıran antosiyaninler açısından çok zengin olduğunu gözlemledi.<span id="more-432"></span></p>
<p>Louisiana Devlet Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmanın ekibindeki Doktor Zhimin Xu, sadece bir kaşık siyah pirinç kepeğinde dahi bir kaşık yaban mersininde bulunandan daha az şeker ama daha çok antosiyanin bulunduğunu söyledi.</p>
<p>Doktor Zhimin Xu, bir zamanlar anavatanı olan Çin’de hükümdarların sofrasını süsleyen ve daha yeni yeni dünyadaki kullanımı yaygınlaşmaya başlayan siyah pirincin içerdiği lifler ve E vitamini açısından da zengin olduğunu belirtti.</p>
<p>Bilim adamları, bu ürünün, içerdiği zararlı molekülleri temizleyen antioksidanlar sayesinde damarların korunmasına yadımcı olabileceğinin ve kansere yol açan DNA bozulmasını önleyebileceğinin altını çizdiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mynetsohbet.org/kanserde-siyah-pirinc-mucizesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Tanrıya gerek kalmadı&#8217; diyen Hawking&#8217;e öfke yağdı</title>
		<link>http://www.mynetsohbet.org/tanriya-gerek-kalmadi-diyen-hawkinge-ofke-yagdi/</link>
		<comments>http://www.mynetsohbet.org/tanriya-gerek-kalmadi-diyen-hawkinge-ofke-yagdi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 09:13:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goback</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[dekan]]></category>
		<category><![CDATA[design]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dr.]]></category>
		<category><![CDATA[eski]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[fizikçi]]></category>
		<category><![CDATA[grand]]></category>
		<category><![CDATA[hawking]]></category>
		<category><![CDATA[İlahiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ingiliz]]></category>
		<category><![CDATA[inkar]]></category>
		<category><![CDATA[işleri]]></category>
		<category><![CDATA[kaymakcan]]></category>
		<category><![CDATA[kısa]]></category>
		<category><![CDATA[marmara]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[prof.]]></category>
		<category><![CDATA[recep]]></category>
		<category><![CDATA[saim]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[stephen]]></category>
		<category><![CDATA[süleyman]]></category>
		<category><![CDATA[tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[the]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[üyesi]]></category>
		<category><![CDATA[yeprem]]></category>
		<category><![CDATA[zamanın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mynetsohbet.org/?p=430</guid>
		<description><![CDATA[Daha önce Tanrı&#8217;nın aklını kullanabiliriz diyer İngiliz fizikçi Stephen Hawking&#8217;in “Modern fizik evrenin oluşumunda Tanrı&#8217;ya yer bırakmamıştır” sözleri ilahiyatçıları ve dini liderleri ve pek çok bilim adamını kızdırdı. Zamanın Kısa Tarihi kitabında Tanrı’nın bilimin evrene yaklaşımıyla uyumsuz fikir olmadığını yazan ünlü bilim adamı Stephen Hawking’in son kitabı daha önceki çalışmalarındaki dinle ilgili görüşlerinden çok farklı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce Tanrı&#8217;nın aklını kullanabiliriz diyer İngiliz fizikçi Stephen Hawking&#8217;in “Modern fizik evrenin oluşumunda Tanrı&#8217;ya yer bırakmamıştır” sözleri ilahiyatçıları ve dini liderleri ve pek çok bilim adamını kızdırdı.</p>
<p>Zamanın Kısa Tarihi kitabında Tanrı’nın bilimin evrene yaklaşımıyla uyumsuz fikir olmadığını yazan ünlü bilim adamı Stephen Hawking’in son kitabı daha önceki çalışmalarındaki dinle ilgili görüşlerinden çok farklı. Hawking, The Grand Design (Büyük Tasarım) adını taşıyan son kitabında “Nasıl ki Darwinizm biyolojideki yaratıcı ihtiyacını sona erdirdi, yeni fizik teorileri de evrenin oluşumu konusunda yaratıcının rolünü gereksiz kılmıştır” dedi.</p>
<p><span id="more-430"></span><br />
İngiliz Times gazetesinin eki Eureka dergisi Hawking’in yayınlanmak üzere olan son kitabından alıntılar yaptı. Kitapta “Evrenin bir yaratıcıya ihtiyacı var mı?” sorusunu soran Hawking “Yerçekimi gibi bir kuvvet olduğu için evren kendi kendini hiçten yaratabilir ve yaratacaktır” dedi. Kitap Sör Isaac Newton’ın teorisinin yapı sökümünü hedefliyor.</p>
<p>BİLİM ADAMLARI TOPA TUTTU</p>
<p>Yakında piyasaya çıkacak kitabı &#8216;Büyük Tasanm&#8217;da &#8216;Evreni Tanrı yaratmadı&#8217; diyen Prof. Stephen Hawking&#8217;i dini liderler ve bazı bilim insanları topa tuttu.</p>
<p>Yakında piyasaya çıkacak kitabı &#8216;The Grand Design&#8217;daki (Büyük Tasarım) kuramlarıyla yine büyük yankı uyandıran Prof. Stephen Hawking&#8221;e, İngiltere&#8217;de dini liderler ve bazı bilim insanlarından tepki var.</p>
<p>The Times gazetesinin aktardığına göre, Anglikan Kilisesi Başpiskoposu Rowan Williams, &#8220;Fizik tek başına &#8216;Neden hiçbir şey değil de bir şeyler var&#8221; sorusuna yanıt bulamaz&#8221; diyor. Uluslar Topluluğu Başhahamı Jonathan Sacks&#8217;a göreyse &#8220;Büyük teoriler varlığımızın nasıl ortaya çıktığına izah getirir. Neden çıkmadığına değil&#8230;&#8221;</p>
<p>&#8216;Evreni Tanrı olmaksızın açıklamanın mümkün olmadığında&#8217; ısrar eden Oxford Üniversitesi matematik profesörü ve yazar Prof. John Lennox ise  dünkü The Daily Mail&#8217;e yazdığı makalede &#8220;Ben bilimi giderek daha iyi anladıkça, Tann&#8217;ya daha fazla inanıyorum&#8221; diyor. The Guardian gazetesi de &#8216;Kendiliğinden yaratılış kavramının birçokları için çelişkili göründüğünü&#8217; hatırlatarak ironik bir not düşüyor: &#8220;Tann&#8217;ya bunca zaman sonra bile hâlâ var olup olmadığı hakkındaki bütün bu tartışmalardan bıkkınlık gelmişse pek de şaşmamak gerek!&#8221;</p>
<p>1988&#8242;de böyle düşünmüyordu</p>
<p>Hawking, yeni kitabında Büyük Patlama&#8217;nın fizik yasalarının kaçınılmaz sonucu olduğu saptamasını yapıp evrenin hiçten var olabileceğini söylüyor. Oysa ünlü fizikçi geçmişte bir yaratıcıya inanmanın, bilimle çelişmeyeceğini savunmuştu. 1988&#8242;de çok satan kitabı A Brief History of Time&#8217;da (Zamanın Kısa Tarihi) Hawking, evrenin yaratılışında Tann&#8217;nın rol oynamış olabileceği yolundaki görüşlere yer vermiş ve &#8220;Eğer bütün bir teori kurabilirsek bu, insan mantığının nihai zaferi olacaktır çünkü ancak bu sayede Tann&#8217;nın aklını da anlayabiliriz&#8221; demişti.</p>
<p>Hawking son kitabında İngiliz fizikçi ve matematikçi Sir Isaac Newton&#8217;ın teorilerini çürütmeye çalışıyor. Newton, evrenin bir kaos sonucu oluşamayacağını ve Tann tarafından tasarlanmış olması gerektiğini söylemiş, &#8220;Yerçekimi gezegenlerin nasıl hareket ettiğini açıklıyor, gezegenleri neyin yörüngeye sok­tuğunu değil&#8230; Her şeyi Tann yönetir&#8221; demişti. Hawking ise &#8220;Yerçekimi diye bir yasa olduğu için, evren kendi kendisini hiçten yaratabilir ve yaratmaya devam edecektir&#8221; diyor.</p>
<p>&#8216;Hawking denilen adam kendi kendine mi oldu?&#8217;</p>
<p>Süleyman Ateş (Eski Diyanet İşleri Başkanı): Hiçbir şey kendi kendine olmaz. Hawking denilen adam kendi kendine mi oldu? Anası-babası olmasaydı olabilir miydi? Dünya kurulduğundan beri bunları iddia edenler var. Bunlar doğru şeyler değil. En dinsiz insan bile, bir deprem olduğunda ya da bir felaketle karşılaştığında içinden, doğasının gereği &#8216;Allah&#8217; der. Bu insan böyle diyor ama Amerikalı bilim adamları da insanda Tann geninin, Allah&#8217;a inanç gele­neğinin olduğunu söylüyor. Bu sözlere pek değer vermemek gere kiyor. Bir sene önce de &#8216;İlim Allah&#8217;ın varlığını kabul eder&#8217; diyordu.</p>
<p>Prof. Dr. Recep Kaymakcan (Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi): Kitabı okumadan bir şey söylemek doğru değil. Ama evrenin yaratılışında Tann&#8217;yı kabul etmemek, &#8216;dini&#8217; kabul etmemek demektir. Aşağı yu­karı bildiğimiz tüm dinler yaratılışa inanıyor. Dini metinleri baz alacaksak İslamiyet, Yahudilik, Hıristiyanlık detaylarda farklılık olsa bile yaratılış konusunda hemfikir.</p>
<p>Prof. Dr. Saim Yeprem (Eskİ Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı): Bu yeni bir iddia değil. Tarih boyunca filozoflar tarafından savunulmuş bir şey. Hawking&#8217;in kendi felsefi görüşü; ne kantlanması mümkün ne de inkâr edilmesi. Ben inanıyorum ki bu kainat bir yaratıcı tarafından yaratılmıştır. Bu da bir görüştür. Meşhur Fransız filozoflarından birinin &#8216;Tann&#8217;yı İnkar Mümkün mü­dür?&#8217; diye bir kitabı var mesela. Tann&#8217;nın pozitif bilim açısından ispatı da, inkârı da mümkün değil. Çünkü bu, bunların dışında bir olaydır. Kendi görüşünü yazmış.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mynetsohbet.org/tanriya-gerek-kalmadi-diyen-hawkinge-ofke-yagdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ehliyetini 960&#8242;ıncı denemede alabildi</title>
		<link>http://www.mynetsohbet.org/ehliyetini-960inci-denemede-alabildi/</link>
		<comments>http://www.mynetsohbet.org/ehliyetini-960inci-denemede-alabildi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 08:58:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goback</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Cha-soon]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kore]]></category>
		<category><![CDATA[Hyundai]]></category>
		<category><![CDATA[Park Su-yeon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mynetsohbet.org/?p=426</guid>
		<description><![CDATA[Güney Kore&#8217;de yaşayan Cha Sa-soon adlı bir kadın, yüzlerce kez girdiği ehliyet sınavını bir türlü geçemedi. Ehliyetini 960&#8242;ıncı denemede almaya hak kazanan 69 yaşındaki kadının hikayesi ülkede gündem konusu oldu. 2005 yılında ehliyet sınavına girmeye başlayan Cha Sa-soon, kazanamadığı sınava haftada beş gün girdi. Sınavı bir türlü geçemeyen Koreli kadın, belli bir süre sonra yorgunluktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güney Kore&#8217;de yaşayan Cha Sa-soon adlı bir kadın, yüzlerce kez girdiği ehliyet sınavını bir türlü geçemedi. Ehliyetini 960&#8242;ıncı denemede almaya hak kazanan 69 yaşındaki kadının hikayesi ülkede gündem konusu oldu.</p>
<p>2005 yılında ehliyet sınavına girmeye başlayan Cha Sa-soon, kazanamadığı sınava haftada beş gün girdi. Sınavı bir türlü geçemeyen Koreli kadın, belli bir süre sonra yorgunluktan haftada iki kez sınava girmeye başladı ama hiç bir zaman vazgeçmedi.</p>
<p><span id="more-426"></span><br />
Sınavı 960&#8242;ncı denemede geçen Cha-Sa-soon, sürücü kursundaki hocaları tarafından da tebrik edildi. Kendisine artık sınava girmemesi yönünde telkinlerde bulunma cesaretini bile gösteremediklerini anlatan Jeonbuk Sürücü Kursu yetkilisi Park Su-yeon, çünkü Sa-soon&#8217;un azimli ve hep kararlı göründüğünü söyledi.</p>
<p>Yüzlerce kez ehliyet sınavından kalan bir kişinin ehliyet aldıktan sonra bile araba sürmesinin güvenli olmayacağını ve diğer sürücüleri tehlikeye atabileceği yönünde bazı endişelerin soru işareti oluşturduğu vurgulandı. Ancak sürücü kursu yetkilileri bu durumu çokta endişe verici olarak görmediklerini belirttiler. Söz konusu kadının bir türlü geçemediği sınavın pratik değil yazılı sınav olduğunu dile getirdiler.</p>
<p>HYUNDAİ ÜRETİCİSİ OTOMOBİL HEDİYE ETTİ</p>
<p>Yıllarca verdiği uğraş sonunda sürücü ehliyetini alan Cha Sa-soon, ülke gündemini de uzun süre meşgul etti. Koreli kadının hikayesini sıradışı bulunan Kore medyası, &#8216;nine&#8217; lakaplı Sa-soon&#8217;u geçtiğimiz yıldan itibaren takibe aldı. 960&#8242;ıncı deneme sonucunda ehliyet sahibi olan Koreliye, otomobil üretisici Hyundai tarafından da 16 bin 800 dolarlık bir araba hediye edildi.</p>
<p>Kendi serüveni hakkında düşüncelerini paylaşan Cha Sa-soon, bu işin bu kadar uzun sürmesinin kendisini rahatsız etmediğini söyledi. Koreli kadın hergün girdiği yazılı sınavı ise &#8220;Benim için hergün okula gitmek gibi bir şeydi.&#8221; şeklinde tarif etti.</p>
<p>36 yaşındaki oğlu Park Seong ise annesinin kararlılığına işaret etti: &#8220;Annem zor bir hayat yaşadı. Kapı kapı dolaşarak sebze sattı. Bu onu inatçı yapmış olabilir. Bir şeye karar verdiyse kimse onu o kararından geri çeviremez.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mynetsohbet.org/ehliyetini-960inci-denemede-alabildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fatih Tekke : Sahada babamın oğlunu tanımam</title>
		<link>http://www.mynetsohbet.org/fatih-tekke-sahada-babamin-oglunu-tanimam/</link>
		<comments>http://www.mynetsohbet.org/fatih-tekke-sahada-babamin-oglunu-tanimam/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 10:16:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goback</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[Altay]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Çarşı]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Tekke]]></category>
		<category><![CDATA[GaziantepSpor]]></category>
		<category><![CDATA[Karakartal]]></category>
		<category><![CDATA[Rubin Kazan]]></category>
		<category><![CDATA[TrabzonSpor]]></category>
		<category><![CDATA[UEFA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mynetsohbet.org/?p=423</guid>
		<description><![CDATA[Fatih Tekke: Sahada babamın oğlunu tanımam Beşiktaş&#8217;ın yeni transferi Fatih Tekke, mesleğini layıkıyla yerine getirmek için her zaman profesyonel düşündüğünü ifade ederek, &#8221;Sahaya çıktığımda rakibim babamın oğlu olsa tanımam. Kazanmak için ne gerekiyorsa yaparım&#8221; dedi. Fatih Tekke, Beşiktaş Kulübü&#8217;nün internet sitesine verdiği röportajda, yenilgiyi kabullenemediğini, bunun kendisini hırçınlaştırdığını, Rusya serüveninde futboluyla ilgili büyük kazanımlar elde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fatih Tekke: Sahada babamın oğlunu tanımam<br />
Beşiktaş&#8217;ın yeni transferi Fatih Tekke, mesleğini layıkıyla yerine getirmek için her zaman profesyonel düşündüğünü ifade ederek, &#8221;Sahaya çıktığımda rakibim babamın oğlu olsa tanımam. Kazanmak için ne gerekiyorsa yaparım&#8221; dedi.</p>
<p>Fatih Tekke, Beşiktaş Kulübü&#8217;nün internet sitesine verdiği röportajda, yenilgiyi kabullenemediğini, bunun kendisini hırçınlaştırdığını, Rusya serüveninde futboluyla ilgili büyük kazanımlar elde ettiğini anlatarak, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p><span id="more-423"></span>BABAMIN OĞLU OLSAM TANIMAM<br />
&#8221;Daha önce Altay&#8217;da ve Gaziantepspor&#8217;da forma giyerken Trabzonspor&#8217;a karşı oynamıştım ve golümü de atmıştım. Bizim işimiz futbol ve bu mesleği layıkıyla yerine getirmek için profesyonel düşünmek zorundayız. Sahaya çıktığımda rakibim babamın oğlu olsa tanımam. Kazanmak için ne gerekiyorsa yaparım. Şu andan sonra da yapacağım her şey Beşiktaş ve Beşiktaş taraftarı için olacak. Ligde ve Avrupa&#8217;da hedeflenen başarıları kazanmak için çalışacağım. Taraftarlarımızın bana destek vereceğine ve karşılığında çok iyi şeyler alacaklarına inanıyorum.&#8221;</p>
<p>-&#8221;FUTBOLUN HEYECANINI ÖZLEDİM&#8221;-<br />
Rubin Kazan takımından siyah-beyazlı ekibe transfer edilen Fatih Tekke, 1&#8242;er lig şampiyonluğu, UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupa, 2 Rusya Kupası kazanarak, kariyerinin en parlak günlerini geçirdiği Rusya&#8217;da belli bir süre sonra arzusunu yitirdiğini, futbolun heyecanını özlediğini kaydetti.</p>
<p>Beşiktaş&#8217;a transferiyle bu heyecanı yeniden hissettiğini anlatan Fatih Tekke, &#8221;Son zamanlarımda oynama heyecanımı tamamen kaybettim. Rusya&#8217;da çok güzel günler geçirdim ancak ben futbolun heyecanını özledim. Bugün burada daha coşkulu ve heyecanlıyım, ilerisi için daha güzel şeyler düşünüyorum. Beşiktaş taraftarı takımına aşırı derecede bağlı. Aynı zamanda her futbolcuya heyecanını kazandıracak kadar etkili. Bu da beni sabırsızlandıran bir başka faktör. Bunlar konsantrasyonumu yükseltiyor ve takıma katılacağım zamanı iple çekiyorum&#8221; dedi.</p>
<p>&#8221;Türkiye&#8217;nin en ateşli, en tutkulu taraftarlarının karşısına çıkacağım günü heyecanla ve sabırsızlıkla bekliyorum&#8221; diyen siyah-beyazlı futbolcu, &#8221;Üç gündür güzel bir heyecan yaşıyorum. Tekrar ülkeme döndüğüm için, Türkiye&#8217;nin en güzide kulüplerinden birisinde oynayacağım için çok sevinçliyim. Taraftarlarımızın, camiamızın benden ne istediğini çok iyi biliyorum. Beklenenleri karşılayıp taraftarlarımızı memnun etmek, futbola veda ettikten sonra Beşiktaş camiasında iz bırakan bir insan olmak istiyorum&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mynetsohbet.org/fatih-tekke-sahada-babamin-oglunu-tanimam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fidel Castro yeniden meydanlarda</title>
		<link>http://www.mynetsohbet.org/fidel-castro-yeniden-meydanlarda/</link>
		<comments>http://www.mynetsohbet.org/fidel-castro-yeniden-meydanlarda/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 09:58:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goback</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Havana Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mynetsohbet.org/?p=420</guid>
		<description><![CDATA[Fidel Castro meydanlara indi Küba&#8217;nın efsanevi lideri, dört yıldır ilk kez açık havada büyük bir gösteriye başkanlık etti. Tepeden tırnağa haki renkli kıyafeti ve başında kasketi olduğu halde &#8220;başkumandan Castro&#8221; Havana Üniversitesi&#8217;nin önünde toplanan ve dünyada barış ile nükleer silahsızlanma isteyen binlerce öğrencinin gösterisine liderlik yaptı. İsrail-İran savaşı konusunda uyardı Sağlık nedenleriyle 31 Temmuz 2006&#8242;da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fidel Castro meydanlara indi<br />
Küba&#8217;nın efsanevi lideri, dört yıldır ilk kez açık havada büyük bir gösteriye başkanlık etti.</p>
<p>Tepeden tırnağa haki renkli kıyafeti ve başında kasketi olduğu halde &#8220;başkumandan Castro&#8221; Havana Üniversitesi&#8217;nin önünde toplanan ve dünyada barış ile nükleer silahsızlanma isteyen binlerce öğrencinin gösterisine liderlik yaptı.</p>
<p><span id="more-420"></span>İsrail-İran savaşı konusunda uyardı<br />
Sağlık nedenleriyle 31 Temmuz 2006&#8242;da başkanlık görevini kardeşi Raul Castro&#8217;ya devreden Fidel Castro, tribünde ayakta 45 dakika süreyle yaptığı konuşmada, ABD ile müttefiki İsrail ve İran arasında bir nükleer savaş olasılığı konusunda uyarıda bulundu.</p>
<p>Güneşin etkili olmasından önce sabah çok erken saatlerde düzenlenen ve üniversitelerin açılmasından birkaç gün öncesine denk gelen gösteri televizyondan da naklen yayımlandı.</p>
<p>Konuşmasında 1940&#8242;lı yılların sonlarında bu üniversitede hukuk okuduğu yıllarda, kendi dönemleri ve yükümlülükleri konusunda bilinçlenmeye başladığını belirten 1959 Küba devriminin babası, ciddi sağlık sorunlarından sonra üniversitenin merdivenlerini bir daha göreceğini hiç düşünmediğini söyledi.</p>
<p>Castro, nükleer savaşın tehlikelerini ve insan yaşamını tehdit eden iklim değişikliği sorunlarını dile getirdikten sonra, nükleer silahların ortadan kalkması çağrısı yaptı ve Kübalı üniversite öğrencilerine barış mücadelesinde verdikleri destekten ötürü teşekkür etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mynetsohbet.org/fidel-castro-yeniden-meydanlarda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genç kızlar yaşlı erkeklerde sigorta arıyorlar</title>
		<link>http://www.mynetsohbet.org/genc-kizlar-yasli-erkeklerde-sigorta-ariyorlar/</link>
		<comments>http://www.mynetsohbet.org/genc-kizlar-yasli-erkeklerde-sigorta-ariyorlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 09:27:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goback</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Devlet Konservatuarı]]></category>
		<category><![CDATA[Nasreddin Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[Umut Yolcuları]]></category>
		<category><![CDATA[Zuhal Olcay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mynetsohbet.org/?p=416</guid>
		<description><![CDATA[Zuhal Olcay’dan çok özel açıklamalar Zuhal Olcay, aşk için büyük cümleler kurmaktan kaçınıyor. Zuhal Olcay, &#8216;Umut Yolcuları&#8217; dizisiyle yeniden televizyona döndü. Aylardır söyleşi yapmak için boş gününü yakalamaya çalıştığım oyuncuyla ancak dizi setinde bir araya gelebildik. Gece gündüz demeden çalışsa da bundan şikayetçi değil. Onun en çok şikayetçi olduğu konu kendi jenerasyonundaki oyuncular için film [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zuhal Olcay’dan çok özel açıklamalar<br />
Zuhal Olcay, aşk için büyük cümleler kurmaktan kaçınıyor.</p>
<p>Zuhal Olcay, &#8216;Umut Yolcuları&#8217; dizisiyle yeniden televizyona döndü. Aylardır söyleşi yapmak için boş gününü yakalamaya çalıştığım oyuncuyla ancak dizi setinde bir araya gelebildik. Gece gündüz demeden çalışsa da bundan şikayetçi değil. Onun en çok şikayetçi olduğu konu kendi jenerasyonundaki oyuncular için film senaryoları yazabilecek yetkinlikte senaristlerin olmaması&#8230;</p>
<p><span id="more-416"></span>- İki yıl aradan sonra yeni diziye başladınız. Nasıl gidiyor?<br />
Yorgunuz. Özellikle yazın en sıcak günlerine denk geldi çekimlerimiz. Çok çabuk alıştım bu ekibe. Her zaman bu kadar çabuk olmazdı. Gayet güzel ve neşeli gidiyor ama yorucu olduğu bir gerçek. Bunun için yapılacak bir şey yok. İlk bir ay çok yoğun çalıştık şimdi haftada bir gün dinleniyoruz. Bu yoğunluğun ilerleyen zamanlarda rayına gireceğini düşünüyorum.</p>
<p>- İlk kez polis rolündesiniz karşımızda nasıl bir polis göreceğiz, aksi, sert, tatlı-sert?<br />
Çok idealist bir polis. Kızıyla yalnız yaşayan bir anne. Kafalardaki &#8216;ideal&#8217;e çok uygun bir karakter. Çalışkan, güçlü, kararlı, gözü kara, ekibi içinde sevilen ve etrafındakileri kollayan iyi biri. Bir sürü macera içindeyiz. Bu kadar hareketli ve beden gücü de gerektiren bir rol olduğu için biraz yoruluyorum. Kaçma, kovalamaca, baskın, operasyon derken kaslarımız açıldı.</p>
<p>- Sizin için bu hikayenin ilginç olan kısmı neydi. Seyirci onca dizinin arasından neden bu diziyi seyretmeli?<br />
Daha önce yapmadığım bir şeyi yaptığım için bana çok ilginç geldi. Benim için kendini sınama alanıydı. Sokak çocuklarının sorunlarını, ülkemizdeki kimsesiz çocukların istismarını, çektikleri acıları, yalnızlıkları ve ötelenmişliklerini gündeme getiren ve bu sorunların altını çizen, çözümler önerebilecek bir dizi olduğu için ilgimi çekti. Arabada giderken hangimiz rastlamıyoruz camımızı silen çocuklara? Çoğu zaman dikkatimizden kaçıyor aslında. Çok kanıksadık, bakıyoruz ama görmüyoruz. Tabii bu teklifin de inandığım, güvendiğim, sağlam bir yapım şirketinden gelmesi üçüncü neden. Proje ne kadar da iyi olsa yapım şartları iyi olmuyor. Yapımcının özverisi ve güven söz konusu olmayınca o işten de pek hayır gelmiyor.</p>
<p>BENİM DE ETEĞİMİN KİRİ&#8230;<br />
- O kadar çok proje üreten firma türedi ki kim iyi kim kötü arada kaynıyor&#8230;<br />
Evet, bir şey yapıp ortaya atıyorlar sonra da Nasreddin Hoca gibi &#8216;Ya tutarsa&#8217; diyorlar&#8230; Öyle olmaz bu işler! Hakikaten onun tutması için biraz çaba sarf etmek gerekiyor. Bunu da yapacak olanlar iyi yapım şirketleridir. İyi de nedir? Para harcayan, deneyimli, bu işi bilendir. Kast yapmak bile bir iş. Artık güvenmediğim şirketlerle iş yapmam. Ne gerek var ki.</p>
<p>- Aç kalan çocuk çalmasın da ne yapsın diye düşünüyor bazen insan, devletin nasıl bir politikası olmalı size göre?<br />
Dizinin hazırlık aşamasında polislerle bu konu hakkında konuştuğumuzda çok iç açıcı şeyler söylemediler. Gerçekten devletin politikasında çok ciddi açmazlar ve boşluklar var bu konuyla ilgili. Madde madde ne yapılması gerektiğini anlatamam ama dizi anlamında bile olsa işin içine girdiğinizde aslında toparlanmasının ve yoluna konulmasının ne kadar zor olduğunu görüyorsunuz. Çok zor! Çok umutsuz bir tablo çizmek istemiyorum ama burada her şey harika gibi bir tablo çizmenin de bir anlamı yok. Gerçekten bu konu üzerinde düşünülmesine ve emek sarf edilmesine çok ihtiyaç var. Kolay bir şey değil. Diziye de çok büyük misyonlar yüklememek lazım. Bir dizi ne yapabilir ki? Çorbada minicik bir tuz bile olsa değerlidir.</p>
<p>- Uzun zamandır sinema filmi yapmıyorsunuz, sizin yaşınızdaki kadınlar için daha mı az rol yazılıyor?<br />
Bu sadece Türkiye&#8217;ye özgü değil, dünyada da böyle. Gerçi benim konumumdaki bir oyuncu Hollywood&#8217;da olsa daha güzel rolleri en azından iki yılda bir çeker. Hatta iki film çeker. Ülkemizde hem sektör kısır hem de bu yaştaki kadınlar için doyurucu roller gelmediği için oynamıyorum. Kendi jenerasyonumu tatmin edecek roller yazacak adam yok çünkü. Orta yaşlı bir kadınının dünyasını anlatacak etkinlikte, yetkinlikte senaryo üretecek beyinler olmadığı için istediğimiz rollerde oynayamıyoruz maalesef. Bütün akıllarının çalıştığı; genç erkek genç kadına aşık oldu, o onu aldattı. Oysa bu mudur hayat? Merly Streep&#8217;in oynadığı &#8216;Şüphe&#8217; (Doubt) diye bir film vardı. Neden bir kişi çıkıp da ülkemizde öyle bir film yapmıyor? Hani neredeler?</p>
<p>İNSAN BAZEN KENDİNİ AYIPLARKEN BULUYOR<br />
- Sizin yaşlarınızdaki adamlara daha karizmatik, daha aşık olunası roller verilirken kadınlara ikinci sınıf roller düşüyor&#8230;<br />
Niye orta yaşlı bir kadın genç bir erkekle birlikte olmasın? Tam tersi yaşlı kadınlar da genç erkeklerle birlikte olacaktır. Diğerini kabul ediyoruz da bunu niye kabul etmiyoruz? &#8216;Kadın onu yapmaz, kadın bunu yapmaz, kadın çocuklarının başında oturur. Kadının sevgilisi olmaz, kadın aldatmaz!&#8217; derler. Niye? Bunlarla büyütülüyoruz, dayatılmış şeyler ve değişecek tabii ki. Bunu kabul etmemiz lazım. Bugün gazetede kimliğine cinsiyetsiz yazdıran birinin haberi vardı. Millet nerelerde? Ne kadınım ne de erkek diyor. Bakar mısınız şu noktaya. Burada da kadının aldatması söz konusu olunca &#8216;Aa ne ayıp&#8217;, erkek aldatınca da &#8216;Elinin kiri&#8217; diyoruz. Benim de eteğimin kiri o zaman.</p>
<p>- Bir de tanınmış birçok kişinin görüntüleri, ses kayıtları yakalanınca bir şey olmuyor ama kadının başına geldiğinde hemen aforoz ediliyor&#8230;<br />
Haklısınız, bu dedikleriniz bir kadının başına gelince ne olacağı belli. Erkek yaptığında tam tersi bir de yıldızlar takılıyor omuzlarına.</p>
<p>- 20 yaşlarındaki genç kızların 60 yaşındaki bir erkekle birlikte olmasının altında para ve mevki mi yatıyor yoksa adamın kendisi mi ?<br />
Yok canım. O genç kızların derdi o adamlar değil ki, kendine kapaklanacak bir yer, sigorta arıyorlar.</p>
<p>- Sizin için &#8216;Elini attığı her şeyi mükemmelleştiriyor, dünyaya gelmiş bir hediye&#8217; diyenler var. Bunların sizdeki karşılığı nedir?<br />
Sağ olsunlar, ne kadar güzel&#8230; Zaman zaman duygular değişiyor. Hepimiz öyle değil miyiz? Bir sabah kalkarsınız kendinizi güzel bulur, takdir eder ve çok beğenirsiniz. Bazen de kendinizi çok iyi hissetmez ve kendinize ceza bile verirsiniz. İnsanoğlu değişken ama bir tek şey için hayatımda çok memnunum ve göğsümü gere gere söylüyorum ki çok sevdiğim bir işi yapıyorum. Hatta sevdiğim üç işi yapabiliyorum. Şarkı söylüyorum, tiyatroda, sinemada, televizyonda oynuyorum. Sevdiğim işleri yapıp üzerine bir de para kazanabiliyorum. Bunun için çok şanslıyım ama onun dışındaki her şey çok değişken. Gün içinde bile insanın kendine sorduğu sorular değişiyor. Bazen kendinizi ayıplarken yakalıyorsunuz bazen kendinizle gurur duyuyorsunuz, bazen bütün bu evrende bir hiç olduğunuzu düşünüyorsunuz. Bazen Tanrım hediye gibi ne güzel şeyler vermişsin diyebiliyorsunuz.</p>
<p>- Bu duyguları dengeli mi yaşarsınız yoksa daha çok kendinizi eleştirmeye yönelik mi davranırsınız?<br />
Ben aktristim onun için benim dengem olmaz. İyi ki de öyle. Düşünsenize çok dengeli, nerede ne diyeceğini bilen birinden aktör olur mu? Allah korusun iyi ki öyle biri değilim. Alınmasınlar ama çok sıkıcı buluyorum öyle insanları. Çocuk tarafımı çok seviyorum mesela. İyi ki var. Yaşam dediğin nedir ki?</p>
<p>- Size asla sormayacağım bir soru var&#8230;<br />
Hüzünlü kadın mı? Bundan sonra gazeteci dostlarıma hüzünlü olup olmamamla ilgili sorularınızı (ben yanıtlayamıyorum çünkü) bana değil, beni tanıyanlara sorun diyeceğim. Bu kadar basit.</p>
<p>- Kimilerine göre hüzünlü kimilerine göre kırılması zor bir kabuğunuz varmış gibi gelse de Zuhal Olcay kendini nasıl tanımlar?<br />
Genelde uyumlu bir insan olduğumu söyleyebilirim. Bazen coşarım çabuk sinirlenirim. Temel olarak insanlara karşı saygılı ve sevgili olduğumu söyleyebilirim. Hayvanlara daha da çok. Gerçek hayvanlara yani insan hayvanlara değil. (Kahkahalar)&#8230; Onlara da çok saygı duyuyorum. Yeryüzündeki bütün canlıların aynı oranda bu yaşamda var olma haklarının olduğuna inandığım için bu konuda dikkatli olmaya özen gösteriyorum. Tüm canlıları seviyorum.</p>
<p>- Zuhal Olcay&#8217;ın ev hali nasıldır, hangi dizinin ya da filmin tutkunudur?<br />
Zaman zaman televizyon izlerim. İki aydır çok fazla çalışıyorum, eve gittiğimde ancak bir şeyler yemeye ve uyumaya vakit kalıyor. Kalan zamanlarda kendimi iyi hissettiğimde spor yapıyorum. Özlediğim ve görmem gereken filmlerin DVD&#8217;lerini alıp mutlaka izliyorum. Geri kalan zamanda uyuyorum ve setteyim. Geçenlerde bu yaşamı sevip sevmediğimi sordum kendime. Evet ben çalışmayı seviyorum. Çalışmadan gezmeyi ve elde edilmiş bir tatili sevmiyorum.</p>
<p>- Sizin için &#8216;Şarkılarıyla pek çok kişinin ilişkisini etkilemiş biri&#8217; diyorlar. Sizi etkileyen, hüzünlendiren şarkılar var mı?<br />
O kadar çok şarkı var ki. Duruma göre değişiyor. An geliyor neşeleniyor, an geliyor hüzünlenebiliyorsun bir şarkıda.</p>
<p>- Nelere üzülür ve nelere dertlenirsiniz?<br />
Son zamanlarda en çok üzüldüğüm şey; ülkemizin hali ve yollarda gördüğüm ölü hayvanlar. Onlara hakikaten çok üzülüyorum.</p>
<p>EVLENEBİLİRİM DE EVLENMEYEBİLİRİM DE<br />
- Aşk öyle bir duygu ki o bazen devleşen koca koca adamlar, koca koca kadınlar aşkı yaşarken bir anda cüceleşip karıncaya dönüyorlar ne dersiniz?<br />
Aşkla ilgili çok fazla şeyi konuşmak mümkün değil. Bence yaşanılası bir şey aşk. Onu çok fazla anlatmanın anlamı yok. Çok abartmanın da bir anlamı yok. Güzel bir şeydir, yaşanmalıdır, geçicidir. İzi kalır mı? Bazen&#8230;</p>
<p>- Peki, yeniden evlenir misiniz?<br />
Tabii. Evlenebilirim de, evlenmeyebilirim de&#8230; Yaşamda uzun vadeli planlar yapmıyorum. Yaşam ve gelecek hakkında çok kesin yargılarla konuşmayı çok gülünç buluyorum.</p>
<p>- Büyük konuşmak istemem ama ben bir daha evlenmeyi istemezdim&#8230;<br />
&#8216;Ay bir daha asla evlenmem!&#8217; Ya da &#8216;mutlaka evlenirim&#8217; demiyorum. Kesin konuşmamayı tercih ediyorum. Yaşam her gün sürprizlerle dolu. Belki de yaşamı en güzel kılan, tek katlanır yapan bu sürprizler&#8230; Neyin ne olacağı hiç belli olmaz. Düşünsenize önümüzdeki on yıl ne olacağını bilsek ve yaşamak zorunda olsak ne feci olurdu.</p>
<p>- Bir ilişkiniz var mı?<br />
Var ama sizinle paylaşmak istediğim bir ilişkim yok. (Kahkahalar)&#8230;</p>
<p>HAYATIMDAN MEMNUNUM<br />
- Can Dündar&#8217;ın yıllar önce sizinle ilgili bir tespiti vardı ki o da; her boşanmanızın ardından başarılı işlerde yer aldığınız ve aldığınız ödüllerdi. Sizin bu konudaki düşünceleriniz nedir? Başarının yolu yalnızlıktan mı geçer?<br />
Çok yersiz bir saptama değil. Doğru. Bazen kendinizi o evlilik hayatına kaptırıyorsunuz. Özgürleştiğiniz anda kariyerinizde de özgür hissediyorsunuz. Yalnızlık bizim işlerde çok gerekli. Yalnızlık üzerine methiye düzmeyeyim ama yalnızlık güzel bir şey. İşimi çok seven biriyim ve bir dönem fazlasıyla tiyatroya gömülmüştüm. İyi oldu böylesi. Daha güzel oldu. Özetle hayatımdan çok memnunum. Fazlasıyla memnunum hatta. Bu belki de birçok şeyin yanıtı olur.</p>
<p>- Sizin için &#8216;Ankara aşığı&#8217; diye duydum, Ankara&#8217;nın sizin için büyüsü nedir?<br />
Aşığı değilim ama Ankara&#8217;nın hayatımdaki yeri çok özel. Çünkü Ankara Devlet Konservatuarı&#8217;nda beş yıl okudum, üç yıl da Devlet Tiyatrosu&#8217;nda çalıştım. Ve sekiz çok önemli yılım&#8230; O dönem, o yaşlar, 70&#8242;li yıllar&#8230; Çok önemli dönemlerdi. Ülkenin politik ortamı, önemli geçiş süreçleri, MC hükümet dönemi&#8230; Neler yaşadı bu ülke, ne süreçlerden geçti.</p>
<p>- Ankara&#8217;nın meşhur Siyah-Beyaz Bar&#8217;ına gider miydiniz?<br />
Siyah Beyaz, Appele ay nereler vardı&#8230; Acısıyla tatlısıyla çok özel zamanlardı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mynetsohbet.org/genc-kizlar-yasli-erkeklerde-sigorta-ariyorlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Velet Aşkın İnadına Şarkı Sözleri Dinle</title>
		<link>http://www.mynetsohbet.org/velet-askin-inadina-sarki-sozleri-dinle/</link>
		<comments>http://www.mynetsohbet.org/velet-askin-inadina-sarki-sozleri-dinle/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 15:44:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Desperado</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şarkı Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[chat]]></category>
		<category><![CDATA[dinle]]></category>
		<category><![CDATA[inat]]></category>
		<category><![CDATA[Şarkı]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet odaları]]></category>
		<category><![CDATA[sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[velet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mynetsohbet.org/?p=413</guid>
		<description><![CDATA[bazen şarkı sözlerilarla anlatırsın duygunu bazense şiirlerle bazense sevdiğin uzaklarda olur o nedenle ver sihiri gönder güvenince ben bi kuşum ve yanına geliyorum kanadımda bi not seni seviyorum hergece camında gülümü bekliyorum melek gibi yatışını izliyorum yetmiyor bize ne bana nede sana yanına gelsem ama bana gelecek bela güneş doğuyor gülüm uyanacaksın hadı ay parcam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>bazen şarkı sözlerilarla anlatırsın duygunu<br />
bazense şiirlerle<br />
bazense sevdiğin uzaklarda olur<br />
o nedenle ver sihiri gönder güvenince<br />
ben bi kuşum ve yanına geliyorum kanadımda bi not seni seviyorum<br />
hergece camında gülümü bekliyorum melek gibi yatışını izliyorum<br />
yetmiyor bize ne bana nede sana<br />
yanına gelsem ama bana gelecek bela<br />
güneş doğuyor gülüm uyanacaksın hadı ay parcam sana elveda<br />
kalbım alev alsın seviyorum buralar sana uzak bunu biliyorum<br />
ben güneşin ama sönüyorum<br />
çağırsınlar gülümü duyamıyorum<br />
biliyorum sana gelmez zor gibi beni gören olsa derdi yok bunun evi<br />
sensizlik ilk askın misali<br />
bendeyse eski kötü bi mazi<br />
yarim beni sevsin benide duysun<br />
elini beline koyupta öyle uyusun<br />
el bebek gül bebek gülümü dikeni<br />
gönül yaramıda dikecektir elvet<br />
yarım bana gelsin elimi tutsun<br />
kanadımı hasreti acımı unutsun<br />
eller gülümün ellerini ellemiş<br />
şimdi allahın beni durdursun<br />
gülüm sana bakmaya kıyamıyorum sen benim namusum dokunamıyorum<br />
sıcak tenin tenime değdimi alev alır mum gibi karsında eriyorum<br />
kalbinin zindanına beni bağla<br />
ol bi dalga fırtınaya kapılma<br />
gel vur yanaş benim limanıma alt üst et gemi ben ve koca tayfa<br />
yazdım kazıdım adını bir ağaca<br />
yaprak dökümü askım bahara<br />
kar düşse gülüm kapının önüne<br />
girsin bir tohum gözünün içine<br />
Bak gözüm dinle bu şarkı sözlerim sana<br />
besteler yazdım ben senin adına<br />
asklar dikendir basalım inadına<br />
gülüm yanlızım yetiş imdadıma<br />
yarim beni sevsin benide duysun<br />
elini beline koyupta öyle uyusun<br />
el bebek gül bebek gülümü dikeni<br />
gönül yaramıda dikecektir elvet<br />
yarım bana gelsin elimi tutsun<br />
kanadımı hasreti acımı unutsun<br />
eller gülümün ellerini ellemiş<br />
şimdi allahın beni durdursun<br />
sen bir kurşun kalbime sıktım<br />
sensiz yaşamaktan gülüm bıktım<br />
günşerin sayılı sana kavuşucam<br />
kanadı kırık güvercinle barışıcam<br />
aylar bana yıllar gibi geldi<br />
gülümün gülüşü gözümün önündeydi<br />
acılar verdim nedeni neydi<br />
onca acıya rağmen beni sevdi<br />
gülüm biliyon bu şarkı sözleri sana<br />
kuş ol bi öpücük kondur şurama burama<br />
bu gece sensiz yastık koydumda<br />
taşıyom gülüm adını boynumda<br />
bu şarkı sözleriyı özel birine yazdım<br />
ve bir kez daha adını andım<br />
aşkın inadına sevecem seni<br />
AŞKIN İNADINA ‘ SEVECEM SENİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mynetsohbet.org/velet-askin-inadina-sarki-sozleri-dinle/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hacim Nedir</title>
		<link>http://www.mynetsohbet.org/hacim-nedir/</link>
		<comments>http://www.mynetsohbet.org/hacim-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 15:33:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Desperado</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fıkralar]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[chat]]></category>
		<category><![CDATA[fıkra]]></category>
		<category><![CDATA[haci]]></category>
		<category><![CDATA[hacim]]></category>
		<category><![CDATA[komik]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[mynet sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet odaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mynetsohbet.org/?p=411</guid>
		<description><![CDATA[ÖĞRETMEN ÖĞRENCİLERİNE SORAR HACİM NEDİR?BİR ÖRNEK VERİN.HACİM HACDAN GELENLERE DENİR.ÖRNEK:HOŞGELDİN HACİM&#8230;.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÖĞRETMEN ÖĞRENCİLERİNE SORAR HACİM NEDİR?BİR ÖRNEK VERİN.HACİM HACDAN GELENLERE DENİR.ÖRNEK:HOŞGELDİN HACİM&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mynetsohbet.org/hacim-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu oyun çok konuşulur Playboy oyun piyasasına girdi</title>
		<link>http://www.mynetsohbet.org/bu-oyun-cok-konusulur-playboy-oyun-piyasasina-girdi/</link>
		<comments>http://www.mynetsohbet.org/bu-oyun-cok-konusulur-playboy-oyun-piyasasina-girdi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 18:31:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goback</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun Şifreleri]]></category>
		<category><![CDATA[Grand Theft Auto]]></category>
		<category><![CDATA[GTA]]></category>
		<category><![CDATA[Mafia Wars]]></category>
		<category><![CDATA[Playboy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mynetsohbet.org/?p=408</guid>
		<description><![CDATA[Playboy da artık oyun piyasasına giriyor hem de ilk akla gelen tek kişilik oyunlardan değil. Bir MMO oyunla oyun piyasasına adım atmaya hazırlanan Playboy&#8217;un yeni oyununun adı PoisonVille. Bu tarayıcı tabanlı oyunu biraz özetlemek gerekirse, Grand Theft Auto&#8217;nun ve Mafia Wars&#8217;un cinsel içerik dozunun biraz daha artmış karışımı diyebiliriz. Oyunda birbirinden değişik arabalar kullanıp, başka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Playboy da artık oyun piyasasına giriyor hem de ilk akla gelen tek kişilik oyunlardan değil. Bir MMO oyunla oyun piyasasına adım atmaya hazırlanan Playboy&#8217;un yeni oyununun adı PoisonVille.</p>
<p>Bu tarayıcı tabanlı oyunu biraz özetlemek gerekirse, Grand Theft Auto&#8217;nun ve Mafia Wars&#8217;un cinsel içerik dozunun biraz daha artmış karışımı diyebiliriz. Oyunda birbirinden değişik arabalar kullanıp, başka oyuncularla dövüşecek ve PoisonVille dünyasında saygınlık kazanmaya çalışacaksınız. Tabii ki oyunun arkasındaki isim Playboy olunca, gece klüplerinde güzel bayanlarla zaman geçirme özelliğinin bulunması da kaçınılmaz.<br />
Firmanın bu oyun için erkek oyuncuları hedeflediğini söylemeye sanırız gerek yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mynetsohbet.org/bu-oyun-cok-konusulur-playboy-oyun-piyasasina-girdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üniversitelerde bölüm bölüm harç ücretleri</title>
		<link>http://www.mynetsohbet.org/universitelerde-bolum-bolum-harc-ucretleri/</link>
		<comments>http://www.mynetsohbet.org/universitelerde-bolum-bolum-harc-ucretleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 17:35:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goback</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Acik Öğretim Fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[Fen Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[İlahiyat]]></category>
		<category><![CDATA[İletişim Fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[Konservatuar]]></category>
		<category><![CDATA[Mühendislik Fakultesi]]></category>
		<category><![CDATA[Rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Havacılık]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Veterinerlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mynetsohbet.org/?p=406</guid>
		<description><![CDATA[2010-2011 harç ücretleri hangi bölüm ne kadar harç alacak Devlet üniversitelerinde okuyan öğrencilerden alınan harçlara bu yıl zam yapılmadı Bu yıl en fazla harç verecek bölümler geçen yıl olduğu gibi 4 bin 268 TL ile Devlet Konservatuarları ve Sivil Havacılık Yüksek Okullarının ikinci öğretimleri oldu. Bu bölümleri 2 bin 134 TL ile Veterinerlik Fakültesi, Tıbbi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2010-2011 harç ücretleri hangi bölüm ne kadar harç alacak<br />
Devlet üniversitelerinde okuyan öğrencilerden alınan harçlara bu yıl zam yapılmadı</p>
<p>Bu yıl en fazla harç verecek bölümler geçen yıl olduğu gibi 4 bin 268 TL ile Devlet Konservatuarları ve Sivil Havacılık Yüksek Okullarının ikinci öğretimleri oldu. Bu bölümleri 2 bin 134 TL ile Veterinerlik Fakültesi, Tıbbi Biyolojik Bilimleri Programları ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Programı ikinci öğretimi izledi.</p>
<p><span id="more-406"></span>2010-2011 Eğitim-Öğretim Yılında Yükseköğretim Kurumlarında Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkısı Olarak Alınacak Katkı Payları ile İkinci Öğretim Ücretlerinin Tespitine Dair Bakanlar Kurulu Kararı bugünkü Resmi Gazete&#8217;de yayımlandı. Karara göre belirlenen harç tutarı iki taksit halinde ödenecek. Kararda, öğrenci katkı payını süresinde ödemeyen öğrencilerin kayıtlarının yapılmayacağı ya da yenilenmeyeceğinin belirtildi. Ancak yükseköğretim kurumları, verilen süre içinde kaydını yaptırmayan öğrencilere ek süre verebilecekler.</p>
<p>MALİYETLER DEĞİŞMEDİ<br />
Kararda öğrenci cari hizmet maliyetleri de yer alırken, ortalama hizmet maliyetlerinin geçen yılki maliyetlerle aynı olması dikkat çekti. Yayımlanan kararda Tıp Fakültesi&#8217;nde okuyan bir öğrencinin ortalama maliyeti 15 bin 544 TL olduğu ifade edilirken Tıp Fakültesi öğrencileri 591 TL harç ödeyecekler. Diş Hekimliği ve Eczacılık Fakültesi öğrencilerinin ortala maliyeti 5 bin 607 TL&#8217;yi bulurken bu öğrencilerin vereceği harç ise 494 TL olacak.</p>
<p>Mühendislik Fakültesi öğrencileri 387 TL, Veterinerlik Fakültesi öğrencileri 386 TL, Tıbbi Biyolojik Bil. Programı ve Fizik Tedavi Rehabilitasyon Programı öğrencileri 281 TL, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Bilimleri Fakültesi, Su Ürünleri Fakültesi, Denizcilik Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi ile Tekstil Teknik ve Tasarım Fakültesi öğrencileri 316 TL harç ödeyecek. Hukuk, İktisat, İşletme, Siyasal Bilgiler ile İktisadi-İdari Bilimler Fakültesi öğrencileri 313 TL, Fen, Edebiyat, Dil-Tarih Coğrafya, İlahiyat ve Eğitim ve İletişim Fakültesi öğrencileri 284 TL harç ödeyecek.</p>
<p>EN AZ HARÇ ÖDEYECEK FAKÜLTE<br />
Devlet Konservatuarı ve Sivil Havacılık Yüksekokulu&#8217;nda okuyan öğrencilerin maliyeti ortalama 8 bin 535 TL olarak gösterilirken Konservatuar öğrencileri 589 TL, Sivil Havacılık Yüksekokulu öğrencileri ise 470 TL harç verecek.</p>
<p>Yabancı dilde eğitim yapan bölümlerde okuyan öğrenciler belirlenen harç miktarının iki katını ödeyecek. Ancak yabancı dilde eğitim yapan Eğitim Fakültesi öğrencileri bu kuraldan muaf tutulacaklar.</p>
<p>En az harç ödeyecek fakülte ise 71 TL ile Açık Öğretim Fakültesi oldu.</p>
<p>İKİNCİ ÖĞRETİMDE YÜZDE 20 ARTIŞ<br />
İkinci öğretimde ise harç miktarları ortalama öğrenci maliyetinin yarısı kadar olacak. Buna göre Veteriner Fakültesi öğrencileri ile Tıbbi Biyolojik Bil. Programı ve Fizik Tedavi Rehabilitasyon Programı ikinci öğretim öğrencileri 2 bin 134 TL harç ödeyecek.</p>
<p>Gemi İnşaatı ve Denizcilik Bilimleri Fakültesi, Su Ürünleri Fakültesi, Denizcilik Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi ile Tekstil Teknik ve Tasarım Fakültesi ikinci öğretim öğrencileri ise bin 924 TL harç ödemek zorunda kalacak. Mühendislik Fakültesi ikinci öğretim öğrencileri bin 529 TL, Hukuk ve İktisadi İdari Bilimler Fakültesi ikinci öğretim öğrencileri ise bin 155 TL harç ödeyecek.</p>
<p>Devlet Konservatuarları ve Sivil Havacılık Yüksek Okullarının ikinci öğretimlerde okuyan öğrenciler ise 4 bin 268 TL harç ödeyecek. Meslek Teknoloji, Tütün Eksperliği ve Ev Ekonomisi Yüksekokullarının ikinci öğretimlerinde okuyacaklar bin 923 TL, Engelliler Entegre Yüksekokulu&#8217;nda okuyacak öğrenciler de bin 924 TL harç ödeyecek.</p>
<p>Kararla geçen yıl olduğu gibi bu yıl da üniversite yönetim kurulları, üniversitelerin özellikleri, öğrenim dallarının nitelikleri ve sürelerine göre harç miktarlarını yüzde 20 artırarak uygulamaya yetkili kılındı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mynetsohbet.org/universitelerde-bolum-bolum-harc-ucretleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
